Prof. Dr. Ali Hepşen
Kimdir?

1978 yılında İzmir’in Tire ilçesinde doğan, lise eğitimini İzmir Bornova Anadolu Lisesi’nde tamamlayan Prof. Dr. Ali Hepşen, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce İşletme Bölümü’nden 2002 yılında mezun oldu. Aynı üniversitenin finans yüksek lisans programına devam etti ve 2004 yılında mezun olarak finans uzmanı unvanı almaya hak kazandı. Yüksek lisans tezini ise “Bir Finanslama Yöntemi Olarak Menkul Kıymetleştirme: İpoteğe Dayalı Menkul Kıymetleştirme ve Türkiye Uygulaması” başlığıyla sunmuştur. Hepşen, Doktora çalışmasını 2010 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde tamamladı ve “Gayrimenkul Piyasalarının Finansal Krizler Üzerindeki Olası Etkileri ve Türkiye’de Gayrimenkul Fiyat Endeksinin Oluşturulmasına Yönelik Bir Model Önerisi” teziyle doktor unvanını aldı.

İşletme Fakültesi Finans Anabilim Dalı’nda 2002 yılında göreve başlayan Prof. Dr. Ali Hepşen, uzmanlık alanı olan gayrimenkul finansmanı üzerine üç kitap yazdı ve birçok ulusal ve uluslararası makale yayımladı. 2012 yılında finans alanında doçentlik unvanını elde eden Hepşen, 2018 yılında profesörlük unvanına hak kazandı. Günümüzde İstanbul Üniversitesi Finans Anabilim Dalı’nda görevini sürdürüyor.

Değerse Platformu’na
Katkıları Nelerdir?

Prof. Dr. Ali Hepşen, özellikle akademik alandaki yetkinliği ile Değerse ekiplerinin ve hizmetlerinin gayrimenkul finansmanı alanında gelişimine öncülük etmektedir. Dijital platformlardaki etkin rolü, çeşitli dernek ve sivil toplum kuruluşlarındaki aktif rolleri, webinar ve seminer gibi etkinlikleri daha geniş kitlelere Değerse kültürünü ulaştırmamızı sağlıyor. Ayrıca, degerse.com ile güncel konularda paylaştığı yazılarıyla sektörel bilgi paylaşımına da destek oluyor.

İlginizi Çekebilir

  • Arsa Yatırımlarının Önemi

    Kişilerde uzun vadede gayrimenkul yatırımının alışkanlığı arsada karşılık bulmaktadır. Arsa yatırımı, toplumsal olarak toprak ile kurulan bağın da bir yansımasıdır. Özellikle kır kökenli kişilerde toprak bir «ata mirası» olarak tanımlandığı gibi, ileride değerlenebilecek bir fırsat olarak da görülmektedir.

    • Mart 26, 2024