Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi’nin çokça kıymetli bir çalışması var: “Türkiye Hanehalkı Finansal Algı ve Tutum Araştırması”… Çalışma 49 ilde finansal konularda karar verici ya da karara ortak olan 15.041 kişi ile görüşülerek gerçekleştirilmiş. Çalışma, hanehalkı toplam evreninin %89’unu, GSYİH’nın %92’sini kapsar nitelikte gerçekleştirilmiş.

Temel amaç, hanelerde yatırım konularında karar verenler veya karara ortak olanlar arasında, mevcut finansal sistem hakkında algıları, yatırım tercihleri ve bunları yönlendiren etmenleri, sistem dışında tasarruf yapma eğilimleri, yeni finansal ürünlere yönelik algı ve beklentileri belirlemek olarak ifade edilmiş. İncelenen farklı finansal ürün tercihlerine ilave gayrimenkulün de bir yatırım tercihi olarak araştırma içerisine alındığını görüyoruz.

Çalışma kapsamındaki görüşmeler sırasında gayrimenkul, birikimin değerlendirilmesi için en güvenilir bulunan araçlardan biri olarak tanımlanmış. Yüksek tasarruf düzeyinde katılımcıların %54’ü yatırımlarını gayrimenkulde değerlendirmek istediklerini belirtmiş. Bunun temel sebebi, altın gibi gayrimenkulün de somut bir varlık olması ve birikimlerin fiziksel olarak bir varlığa dönüşmesi kişilerde güven duygusunu pekiştirmesi olarak değerlendirilmiş. Ayrıca, çalışmanın sonuçları incelendiğinde görüşülen her 4 kişiden 3’ü sahip olduğu gayrimenkul yatırımı ile ilgili %80 ve üzerinde memnuniyet seviyesine de sahip görülüyor.

Bulgular incelendiğinde, gayrimenkule yatırım nedenleri başında diğer araçlara göre daha güvenilir olması ve uzun vadede değer kaybetmemesi geliyor. Diğer bir deyişle gayrimenkul “sağlamcı” bir yaklaşımın yatırım aracı olarak tanımlanmış. Ayrıca çalışmaya katılanlar gayrimenkulü getirisi diğer yatırım araçlarından daha yüksek bir yatırım aracı olarak da değerlendirilmiş. Hangi gayrimenkul yatırım türü diye sorulduğunda ise yanıt kısa-orta vade için konut; orta-uzun vade için ise arsa yatırımı olarak paylaşılmış… Çalışmanın gayrimenkul tercihleri hakkındaki yorumları ise önemli:

Gayrimenkul denince akla ilk gelen çoğunlukla ev satın almadır. İnsanlar ev satın aldıklarında, hiç olmazsa «başımı sokacak bir evim var» düşüncesinden huzur bulduklarını ifade etmektedir. Toplumumuzda sıklıkla telaffuz edilen deyimlerden biri olan «dünyada mekân ahirette iman» sözü, gayrimenkule bakış açısını da özetlemektedir. Çalışma kapsamında görüşülen kişiler arasında, ev sembolik olarak değerli olduğu gibi aynı zamanda değeri her zaman artacak bir yatırım olarak görülmekte, bu anlamda ev satın almak birikimin değerlendirilmesi için en çok tercih edilen yatırım aracı olmaktadır. Bu sonuç kısa-orta vadeli bir düşüncenin yansımasıdır.

Kişilerde uzun vadede gayrimenkul yatırımının alışkanlığı ise arsada karşılık bulmaktadır. Arsa yatırımı, toplumsal olarak toprak ile kurulan bağın da bir yansımasıdır. Özellikle kır kökenli kişilerde toprak bir «ata mirası» olarak tanımlandığı gibi, ileride değerlenebilecek bir fırsat olarak da görülmektedir. Çalışmada yer alan kişilerce nüfusun artması, şehirlerin büyümesi ve yapı stoklarının her geçen gün artması nedeniyle, toprak/arsanın ileride kazanç getirme olasılığının da artacağı öngörülmektedir.

Ancak arsa yatırımlarında özellikle yola cephesi dahil olmak üzere konum, üzerindeki şerhler ve imarlı-imarsız dahil olmak üzere hukuki süreçler, üzerinde inşa edilebilecek yapının niteliğine bağlı olarak değerleme, likidasyon için doğru zamanlama ve fiyatlama son derece önemlidir; mutlak uzmanlık gerektirir.

  • Arsa Yatırımlarının Önemi

  • Hisseli Tapu Nedir?